Tarihsel Yolculuk

TMSF, 22.07.1983 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde tasarruf mevduatını sigorta etmek üzere kurulmuştur. 1994 yılında yaşanan ekonomik kriz sebebiyle TMSF’nin yetkileri genişletilmiş, tasarruf mevduatını sigorta etmenin yanı sıra bankaların mali bünyelerini güçlendirme ve gereğinde yeniden yapılandırma görevi TMSF’ye verilmiştir.

90’lı yılların sonunda finans sektörünün ülke sınırlarını da aşarak, daha karmaşık ve daha hızlı işler hale gelmesi, bu sektörü düzenlemekten ve denetlemekten sorumlu kurumların uzmanlaşarak, daha işlevsel ve bağımsız hale getirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Dünyada önceleri Merkez Bankaları ve Bakanlıklarca yürütülen denetim görevinin bağımsız bir kuruma devredilmesi eğilimi Türkiye’yi de etkilemiş, 1999 yılında BDDK kurulmuş ve TMSF’nin temsil ve idaresi BDDK’ya devredilmiştir.

BDDK’nın kuruluşu ve faaliyetlerine başlaması Türkiye’nin yaşadığı ikinci büyük finansal krize denk gelmiştir. 1994’teki ilk dalgada 4 olan çözümlenen banka sayısı 2000’lerin başındaki ikinci dalga ile 25’e yükselmiştir. Çözümlenmesi gereken banka sayısının hızla artmasının beraberinde getirdiği ciddi iş yoğunluğunu yönetebilmek, karar alma süreçlerinin etkinliğini artırmak ve banka çözümleme konusunda uzmanlaşacak bir organizasyon oluşturabilmek amaçlarıyla 26.12.2003 tarihinde TMSF’nin karar organının Fon Kurulu olduğu hükme bağlanarak TMSF özerk bir statüye kavuşturulmuştur.


Şekil 1: TMSF’nin Tarihsel Yolculuğu

 

2005 yılının Kasım ayında yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, Türk mevduat sigortacılığı sistemi ve TMSF için önemli değişiklikler getirmiştir. Bu Kanun ile TMSF’nin yetkileri genişletilmiş, önceki düzenlemelere göre BDDK tarafından belirlenen sigortaya tabi mevduatın kapsamı ve tutarını belirleme yetkisi TMSF’ye verilmiştir. Bunun yanı sıra risk esaslı sigorta priminin tarifesini, tahsil zamanını ve şeklini belirleme yetkileri de yine TMSF’ye verilmiştir. 5411 sayılı Kanunun getirdiği bir diğer yenilik ise katılım bankaları nezdinde açılan gerçek kişilere ait katılım fonlarının da TMSF’nin güvencesi altına alınmasıdır.

Ülkemizde 15.07.2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü sonrasında ilan edilen OHAL  kapsamında; 01.09.2016 tarihinde yayımlanan 674 sayılı KHK (10.11.2016 tarihli 6758 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır) ile terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanan/atanacak olan şirketlerdeki kayyımlık görev ve yetkileri TMSF’ye devredilmiştir. 

2021 yılında; 6361 sayılı Kanun kapsamında, 01.07.2021 tarihinde BDDK tarafından yapılan denetimler neticesinde tasfiyelerine karar verilen 21 adet tasarruf finansman şirketinin tasfiye işlemlerinin yürütülmesi görevi, 28.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7333 sayılı Kanun ile 6361 sayılı Kanunun 50/A maddesinin ikinci fıkrasında değişikliğe gidilerek TMSF’ye verilmiştir.

2025 yılında; 31.01.2025 tarih ve 7539 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 2 nci maddesi ile TMSF’nin kayyımlık görevinin çerçevesi genişletilmiş ve 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde veya 7.2.2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde düzenlenen suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi gereğince şirketlere veya 128 inci maddesinin onuncu fıkrası gereğince malvarlığı değerlerine kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanması” hükme bağlanmıştır.