Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:
24.10.2001
- BANKALARIN MALİ BÜNYELERİNDE MEYDANA GELEN ZAFİYET
SONUCU ALINACAK TEDBİRLER VE UYGULANACAK POLİTİKALAR, BANKACILIK İŞLEMLERİNİN
ÇEŞİTLİLİĞİ VE SORUNLARIN FARKLILIĞI NEDENİYLE DEĞİŞİKLİK ARZ EDER.
-
BİR BANKA HAKKINDA UYGULANAN TEDBİRİN GENELLEME YAPILARAK DİĞER BANKALARA DA
UYGULANMASI GEREKTİĞİNİ İLERİ SÜRMEK GERÇEKLERLE BAĞDAŞMAZ.
-
BANKALAR YEMİNLİ MURAKIPLARI VE BDDK’NIN DİĞER BİRİMLERİNCE DEMİRBAK A.Ş.
NEZDİNDE YAPILAN İNCELEMELERDE; BANKA ZARARININ ÖZKAYNAKLARI AŞARAK YABANCI
KAYNAKLARA SİRAYET ETTİĞİ, BANKANIN TC MERKEZ BANKASINA OLAN TAAHHÜTLERİNİ
YERİNE GETİREMEDİĞİ VE TCMB NEZDİNDEKİ PİYASALARDA DEMİRBANK T.A.Ş.’NİN İŞLEM
YAPMA YETKİSİNİN KALDIRILDIĞI TESPİT EDİLDİĞİNDEN, ZARARI ÖZKAYNAKLARINI AŞARAK
MEVDUATA SİRAYET EDEN VE TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİREMEYEN DEMİRBANK T.A.Ş.
HAKKINDA BANKALAR KANUNUNUN 14 ÜNCÜ MADESİNİN (3) NUMARALI FIKRASI ÇERÇEVESİNDE
İŞLEM YAPILMIŞTIR.
22.10.2001
ve 23.10.2001 tarihli bazı basın yayın organlarında yayımlanan haberlerde,
Kurumumuzca İktisat Bankası T.A.Ş.’ye gönderilen 28.11.2000 tarihli yazıya yer
verilerek, mali bünyesinin güçlendirilmesi için Bankalar Kanununun 14/2.
maddesi kapsamında İktisat Bankası T.A.Ş.’ye süre tanındığı, oysa bu sürenin
Demirbank T.A.Ş.’ye tanınmayarak 06.12.2000 tarihinde aynı Kanunun 14/3.
maddesi uyarınca Fona devredildiği ifade edilmektedir.
Bilindiği üzere,
Türkiye’de faaliyette bulunan bankaların denetim ve gözetimi, 4389 sayılı
Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde Kurumumuzun yetki ve sorumluluğu
altındadır. Bahsi geçen Kanunun amir hükümlerinde Kurumumuzun yetkileri açıkca
belirlenmiştir.
Kurumumuzun amacı mali bünyelerinde zafiyet görülmeye başlayan
bankaların sistemden çıkarılması veya Fona devredilmesi değil, sistemdeki
bankaların faaliyetlerini sağlıklı ve etkin bir şekilde sürdürmelerinin
sağlanmasıdır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesini teminen, sorunun kaynağına
bağlı olarak bankalardan çeşitli tedbirlerin alınmasının talep edilmesi, bankacılık
faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde idame ettirilmesi için kullanılacak
yöntemlerden sadece birisidir. Bu doğrultuda, Kurumumuzca bir bankaya yazılan
ve alınması gerekli görülen tedbirleri içeren bir yazının bankaya süre
verildiği şeklinde yorumlanması gerçeği yansıtmamaktadır. Ancak, mali
bünyelerinin düzeltilmesine imkan görülemeyen bankalar için Bankalar Kanununun
öngördüğü tüm tedbirlerin uygulanması da yasal bir zorunluluktur.
Bankaların
mali bünyelerinde meydana gelen zafiyet sonucu alınacak tedbirler ve
uygulanacak politikalar, bankacılık işlemlerinin çeşitliliği ve sorunların
farklılığı nedeniyle değişiklik arz etmektedir. Bu nedenle, bir Banka hakkında
uygulanan tedbirin genelleme yapılarak diğer bankalara da uygulanması
gerektiğini ileri sürmek gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Bu
noktadan hareketle, Bankalar Kanununun sorunlu bankalar hakkında alınacak
tedbirleri düzenleyen 14. maddesinin her bir fıkrasında farklı bir durum
tanımlaması yapılmış ve bu durumlara ilişkin alınacak tedbirler de hüküm altına
alınmıştır. İddia olunanın aksine, 14. maddenin 3 ve 4. fıkralarında
belirtilen tedbirlerin alınması için aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca bankaya
bir süre verilmesi zorunluluk arz etmemektedir. Nitekim, Kanunun 14/3.
maddesinde, bir bankanın mali bünyesinin 2. fıkrada belirtilen tedbirler alınsa
dahi güçlendirilemeyecek derecede zayıflamış olduğunun tespiti, bankanın Fona
devri veya bankacılık işlemleri yapma ve/veya mevduat kabul etme yetkisinin
iptalini gerektiren nedenler arasında sayılmak suretiyle konuya açıklık
getirilmiştir.
Bankaların mali bünyelerine ilişkin
tespitler, Bankalar Yeminli Murakıplarınca yapılan yerinde denetimler ile
Kurumumuzun gözetim ile yetkili birimleri tarafından yapılmaktadır. Bu
çerçevede, Demirbank T.A.Ş.’nin 31.12.1998 ve 31.12.1999 tarihli mali
verileri esas alınarak yapılan inceleme sonucunda, Bankalar Yeminli
Murakıplarınca düzenlenen ve Bankaya tebliğ edilen raporlarda, Bankanın kamu
borçlanma senetleri ağırlıklı aktif yönetimi politikası eleştiri konusu olmuş,
Bankaca kredilere ve kalıcı mevduata yönelik politikalara daha fazla ağırlık
verilmesinin gerekliliği ifade edilmiştir.
Yapılan
bu uyarılara rağmen, Banka kaynakları büyük ölçüde devlet iç borçlanma
senetlerine yatırılmıştır. Banka uyguladığı bu riskli politika sonucunda 2000
yılının Kasım ayında faiz oranlarındaki aşırı yükseliş karşısında portföyündeki
devlet iç borçlanma senetlerini yüksek maliyetler ile fonlamak zorunda kalmış
ve bunun sonucunda oluşan zarar Bankanın özkaynaklarını aşarak ortakları tarafından
fonlanamayacak boyuta ulaşmıştır.
Kasım krizinin başlangıcı ile
birlikte Banka, Kurumumuzun gözetim ve denetimle sorumlu bütün birimlerince
günlük olarak izlenmiş, Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından Bankanın mali
bünyesindeki gelişmeler hakkında düzenli bir şekilde raporlamalar yapılmıştır. Bu
kapsamda Bankalar Yeminli Murakıpları ve Kurumumuz diğer birimlerince yapılan
incelemelerde; Banka zararının özkaynakları aşarak yabancı kaynaklara sirayet
ettiği, Bankanın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına (TCMB) olan taahhütlerini
yerine getiremediği ve TCMB nezdindeki piyasalarda Demirbank T.A.Ş.’nin
işlem yapma yetkisinin kaldırıldığı tespit edilmiştir.
Bu tespit ve değerlendirilmeler çerçevesinde, zararı özkaynaklarını aşarak mevduata sirayet eden ve taahhütlerini yerine getiremeyen Demirbank T.A.Ş. hakkında Bankalar Kanununun 14 üncü madesinin (3) numaralı fıkrası çerçevesinde işlem yapılmıştır.
Kurumumuz kendisine yasa ile verilmiş olan;
tasarruf sahiplerinin haklarını korumak, bankacılık sisteminin güven ve
istikrarını sürdürmek ve kredi sisteminin ekonomik kalkınmanın gereklerine
uygun olarak etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak için bankalar üzerindeki
denetim ve gözetim görevini hassasiyetle ve titizlikle yürütmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.